Enginar, A ve B vitaminlerinden yana zengindir. Manganez ve fosfor minerallerini içerir. Bu mineraller beyin hücreleri için elverişlidir. Bu nedenle okul öğrenciler ve zihnen çalışan kişiler için gereklidir.
Enginar, sağlık ve iştah verici, kanı temizleyen ve kandaki kolestrini düşüren değerli bir sebzedir. Kalbi besleyen enginarda inuline maddesi, yani bir tür nişasta bulunur. İnuline, vücutta levulose ve doğal şekere dönüşür, böylece midenin sindirim suyu işin içine karışmadan emilir.
Bu değerli besin sporculara ve ağır işçilere yararlıdır. İnuline, sebzenin köklerinde daha boldur. İnulin içeren sebzelerin kalorisi yüksektir. Kışın yenilmesi yararlı olan bu sebzeler karaciğer için çok gerekli besinlerdir.
Enginar, şeker hastalarına da önerilir. Çünkü kanda şeker bırakmaz.
Enginar, çiğ olarak çiğnenirse bir bağırsak dezenfektanı şeklinde etki yapar ve ishali durdurur. Bunun için menekşe rengindeki enginarlar seçilir. Eğer hastanın dişleri azsa ve çiğneme işlemi iyi gerçekleştirilemiyorsa pişirilmiş olarak yenir. Böyle durumlarda enginarı pişirirken kaynar suya atmalı, tuzlamalı ve hafifçe sirke konularak siyahlığı giderilmelidir. Enginar pişirilirken saplarından bir santimetre bırakmalı ve yaprakları da yukarı doğru kaldırılmalıdır. Sebzenin suyu, pişirildikten sonra kesinlikle atılmamalıdır. Çünkü asıl etkili madde bu suyun içindedir.
Ne yazık ki enginar, böbrekler ve mesane üstüne olumlu etki yapmaz. Bu organlarımızı yıprattığından, böbrek hasalığı olanlar bu sebzeyi yememelidirler. Bundan başka sütün bol akmasını engellediği için emzikli annelerin de bu sebzeyi yemeleri yasaktır.
Enginarın taze kökleri idrar söktürdüğünden, vücudu su toplayan hastalar, romatizmalar ve damla hastalığından yakınanlar enginarın köklerini yemelidirler.
Enginar, havuçla yenirse karaciğer için yetkin bir ilaçtır. Çünkü karaciğer yetersizliğinde toksinleri dışarı atma özelliği vardır. Karaciğer yetersizliğinden hasta olanlara şu ilaç önerilir:
Enginarın şekerli kaynarından yemeklerden bir saat önce içilir ve bu küre 12 gün devam edilir. Bu kaynarı elde etmek için 4 tane taze enginar yaprağı 1 litre suda 75 santilitre kalıncaya değin kaynatılır. Kaynar aynı zamanda romatizma, damla ve tüm eklem hastalıklarında kullanılır. Yalnız midelerinden yakınanların bu kaynarı içmeleri öğütlenmez.
Vücutta su toplanmasına karşı enginar şarabı yapılır. Enginar şarabı bu şekilde hazırlanır:
Enginar yaprakları yıkanmadan temizlenir. Havanda ezildikten sonra bir tülbent arasında süzülür. Süzülen enginar suyu, aynı miktardarda şarapla karıştırılır. Bu şaraptan sabahları aç karnına 3 çorba kaşığı içilir.
Bundan başka özü enginar olmak üzere birçok iştah açıcı yapılmıştır. Çünkü esası alkol olanlar karaciğere zararlıdırlar.
Enginarı birkaç gün saklamak için sapını kesmemelidir. Sebze sapı ile bir vazoya konulmalı ve suyu birkaç kez değiştirilmelidir. Her su değiştirme işleminde enginarın sapı yarım santimetre kısaltılmalıdır.
İyi bir enginar ağır olmalı, yaprakları sık durumda bulunmalıdır. Eğer yaprakları açık ve yaygın ise o enginar bayattır. Enginarın ortası sert ve tüylü olmalıdır. Bu tüylerin iğne gibi batması gerekir.
Taze bir enginarın tüyü hafif ve dayanıklıdır. Bu da ortasının yumuşak olduğunu gösterir. İyi bir enginar nasıl belli olur? Önce sebzenin yaprakları ayrılır ve sökülür. Bu sökülme işi kolayca yapılır. Eğer yaprakları zor sökülüyorsa bunlar atılmalıdır. Uçları kararmış yapraklar lezzetlidir, ancak sindirimleri zordur. Eğer sapta esmer lekeler varsa enginarın ortası çürümüştür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder